HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: NİSA SURESİ 3. AYET BİZLERE NE ANLATIYOR? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

  Günümüzde Kuranın dört evliliğe kadar izin verdiği söylenir. Delil olarak da Nisa suresi 3. ayet gösterilir. Bu ayetle ilgili birçok Kuran mealini inceledim doğrusu birbiriyle çok farklı anlamları çevirdiklerini gördüm. Parantez içinde kendi düşüncelerini de yansıtarak meallerine almışlar bir kısım yazar. Gerçekten çok daha dikkatli ve daha titiz bir çalışma yaparak bir Kuran mealinin ortaya çıkarılmasının önemini, bu ayeti anlamaya çalışırken daha çok hissettim. Bu ayeti gelin kuranın bütünlüğünde birlikte anlamaya çalışalım, Rabbim yanıltmasın, acaba rabbim Nisa suresi 3. ayetinde bizlere ne anlatmak istemiş olabilir? Önce bu ayetin öncesinde geçen ayeti de yazalım ki konu daha iyi anlaşılsın.

Nisa 2: Yetimlere mallarını verin. Temizi pise değişmeyin. Yetimlerin mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. Bunu yapmak gerçekten büyük bir vebaldir.

Nisa 3: Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın. Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin. İşte bu, haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.

  Yukarıdaki sözleri önce anlamaya çalışalım. Nisa suresi 2. ayette emrinizdeki yetimlerin mallarını korumamızı, kendi mallarımızla karıştırmamamızı emrediyor Allah. Devamında yine emrimizdeki yetimler konusunda adaleti koruyamayacağımız sözünü ediyor, peki burada bu sözüyle ne demek istiyor olabilir Rabbim? Günümüzde bir düşünce onların mallarını çalıştırırken adaletsiz davranabileceğiniz kuşkunuz varsa onlarla evlenin ki mallarını istediğiniz gibi kullanabilesiniz diye bahsedildiği anlatılıyor. Bu mantık ne kadar doğru olabilir önce onu düşünelim. Çok malı ve mülkü olan yetimlerin malında gözümüz olacak, nefsimize sahip olamayıp onların mallarını yemek için onları nikâhlamanın yolunu rabbim in gösterdiğini düşünmemiz doğru olabilir mi sizce? Rabbim yetimin malını yemenin yolunu mu gösteriyor dersiniz bizlere? Bunu aklımdan bile geçirmenin doğru olduğunu düşünmüyorum. Ayetin devamına bakalım.

(Eğer bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız, bir tek kadınla yahut yeminlerinizin/sağ ellerinizin sahip olduklarıyla yetinin.)

 Birkaç değişik çeviri mealin alıntısını da yapalım ki konuyu daha iyi anlayalım.

 (Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helal olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın.)

Bir başka meralde (Eğer yetimlere karşı adil davranamamaktan korkuyorsanız, o zaman, size helal olan [diğer] kadınlardan biri ile evlenin –[hatta] ikisi, üçü veya dördü [ile];)

 Yine bir başka mealde(Eğer yetim (kız)lar konusunda adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, bu durumda, (onlarla değil) size helal olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.)

Ayetin başında da dikkat ederseniz yine adaleti koruyamayacağımız şartını getirmişti. Yine adaleti koruyamayacağınızı düşünüyorsanız o zaman tek bir kadınla yetinin yani evlenin diyor. Şimdi tam burada birlikte düşünelim. Ayetin başında yetimlerle birlikte yaşarken içimize düşen bir korku var, çünkü önce ikişer, üçer, dörder nikâhlayın diyor, daha sonra bunu yaptığınızda yine adaleti sağlayamıyorsanız tek bir tane alın diyor. Fakat diğer meallere baktığınızda emrimizdeki yetim kızlarla evlendiğinizde onların malları ya da herhangi bir konuda adaleti koruma kuşkusundaysanız başka temiz kadınlardan ikişer üçer dörder evlenin diyor. Ayete dikkat edin başka kadınlarla derken adalet bakımından şüphemiz olmayacak sorun olmayacak kadınlardan bahsediyor, illaki yetimlerin haricinde olsun demiyor buna lütfen özenle dikkat edelim. Bazı mealler parantez içinde başka kadınlar sözünü ilave etmiş, ama kuran böyle bir net açıklama yapmamış. Size helal olan başka kadınlar sözünden ben örneğin malı mülkü çok olupta onların malları konusunda adaletsiz davranılabileceği şüphesine düşerseniz diye anlıyorum ben ayetten, yoksa neden malı mülkü konusunda sorun yaşamayacağım yetim kızlardan da olmasın? Neden Rabbim onları ayırsın? Peki, burada adaleti gözetmemek sözünden ne anlamalıyız?  Şimdi düşünelim o devirde çok eşlilik her ailede var. Hatta bundan 100 yıl öncesine kadar toplumlarda yaygın desek yanlış olmaz. Tüm bunları düşünerek ayeti anlamaya çalışalım. Emrimizin altındaki yetimlerle hoşumuza giden olursa evlenebileceğimiz ama onlar hakkında, özellikle malları konusunda adaletsizlik yapma korkusu içindeyseniz,  böyle bir sorun, kuşku taşımayan diğer kadınlardan ikişer üçer dörder alabilirsiniz diyor, dikkat edin illaki yetimler dışından alın diye açıkça söylenmiyor.

 

  Şimdide bu ayeti kuranın bütünlüğünde düşünelim. Nisa suresi 3. ayetinde geçen (bu durumda adaleti gözetemeyeceğinizden korkarsanız.) sözü bana kuranda bu konuyu hatırlatan başka bir ayetini aklıma getirdi, bakın Rabbim birden fazla evlilik yapanlar için neler söylüyor ve uyarıyor.

Nisa 129 ; Tutkunluk derecesinde isteseniz de kadınlar arasında adaleti sağlamaya asla güç yetiremezsiniz. O halde tam bir eğilimle bir yana yönelip de öbürünü askıdaymış gibi bırakmayın. Barışı esas alıp sakınırsanız, ALLAH çok affedici, çok merhametli olacaktır.

 Yukarıdaki ayeti dikkatlice düşünelim. Rabbim istediğiniz kadar çalışın çok eşler arasında adaleti sağlamak için güç yetiremezsiniz diyor. Bu durumda olanları da uyarıyor ve birisi üzerinde özen gösterip diğerlerini ihmal etmeyin diyor. Hatırlayınız Nisa suresi 3. ayette ne diyordu? İkişer, üçer, dörder aldığınız eşleriniz arasında adaleti sağlayamazsanız ki bunun asla mümkün olmayacağını da yukarıdaki Nisa 129. ayette söylemişti, o zaman tek bir kadınla evlenme önerisinde bulunuyor Rabbim. Sizlere sormak isterim tüm bu ayetleri gördükten sonra Allah birden fazla evlenmemizi mi öneriyor, yoksa tam tersini bu yol asla adaletin sağlanmadığı bir yol olup en güzel adaletli bir evlilik bir eşle evlenmektir mi diyor? Birazcık aklı olan, Rabbin emrettiği doğru yolu bulacaktır.

  Şimdide Nisa suresi 3. ayette geçen ikişer, üçer, dörder evlenin sözlerinden ne anlamalıyız onu düşünelim, önce ayetten alıntı yapalım.

(Yetimler konusunda adaleti koruyamayacağınızdan korkarsanız, sizin için temiz kılınan kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın.)

Peki, ikişer, üçer, dörder sözleriyle Allah en fazla dört tanemi alabilirsiniz diyor sizce? Daha önce hatırlayınız Allah bizleri adaleti sağlayamayacağımız için tek eşliliğe yönlendiriyordu, fakat burada çok özel bir durum var yetim kızlar, yani kimsesi olmayan toplumda yalnız kalmış, tehlike altında bulunan kadınlardan bahsediliyor, çok özel bir konum ve özel şartlar söz konusu. Demek ki bu ayetin anlatmak istediği ortam çok özel bir ortam ki bir başka ayetinde hiç önermediği, adaleti asla sağlayamazsınız dediği birden fazla evlilik için, yine özel bir durumda izin veriyor ama burada bile adaletsiz bir durumda bunu yapmaya kalkma diye de ikaz ediyor bizleri. Sizlere bir örnek vermek istiyorum. Bir gurup çocuğun önüne ceviz tabağı koysak, çocuklar hadi üçer, beşer tane ceviz yeğin bakalım demiş olsak, burada en fazla beş tane yenmesini mi söylemiş oluruz? Bir konuda kesin sınır konmak istenirse, böyle esnek bir cümleyle mi anlatılır bir konu karşınızdakine? Örneğin çocukların en fazla beş tane ceviz yemesini istiyorsanız, üçer beşer yeğin mi dersiniz, yoksa herkese beş tane ceviz düşüyor, isteyen bir kısım hakkını arkadaşına verir mi dersiniz? Gelelim ayete, eğer Rabbim en fazla dört kadınla evlenebilirsiniz demek isteseydi, ikişer, üçer, dörder evlenin mi derdi, yoksa dördü geçmemek şartıyla evlenin mi derdi? Beni bu düşünceye iten bazı ayetleri hatırlatmak istiyorum, acaba Rabbim kesin emrettiği ve sınırlar koyduğu ayetler için böylemi açıklamalar yapmıştır, yoksa açıkça belirterek, birçok örneklerle mi izah etmiştir, şimdide ona bakalım.

Nisa 174: Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik.

İsra 89; Yemin olsun, biz bu Kur'an'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.

Kehf 54; Yemin olsun, biz, bu Kur’an'da, insanlar için her türlü örneği değişik ifadelerle gözler önüne koyduk. İnsan ise varlığın, tartışmaya en çok tutkun olanıdır.

  Yukarıdaki sözleri lütfen iyice düşünelim ve ondan sonrada Nisa 3. ayette geçen ikişer, üçer, dörder sözlerinden Rabbin en fazla dört kadınla evlenebilirsiniz sonucunu çıkarabilir miyiz onu düşünelim. Daha doğrusu bu ayetten Allah bizlere dört kadına kadar evlenin önerisini mi yapıyor, yoksa çok özel durumlarda başvurulacak bir yolun kapısını aralık mı bırakıyor? Bu ayetin anlatmak istediği, yetimlerin ikişer, üçer, dörder evlendirilmesidir, ister başkalarıyla evlendirin isterse kendimize uygun beğendiğimiz yetimlerle evlenelim. Amaç yetimlerin elinden tutmak ve onların haklarını korumaktır ayetin asıl amacı. Rabbim kuran için apaçık bir nur diyor. Her benzetmeden nice örnekleri değişik ifadelerle gözler önüne koyduk diyor. Her benzetmeden nice örnekler verdik dediği halde bizler, nasıl olurda net bir emir olmayan ikişer, üçer, dörder sözlerinden dört kadınla evlenebilirsiniz hükmünü, önerisinin olduğunu çıkarabiliriz? Hatırlayınız bu izin, arzu edilen istenen bir olayla birlikte anılmayıp, özellikle yetimler konusunda bahsedilmiştir ki özel bir durum hâsıl olduğunda kullanılabilsin.  Kuranın asla ve asla hiçbir yerinde dört kadınla evlenebilirsiniz emri yoktur. Tabi tam tersini düşünürsek zaruri durumlarda birden fazla evlenmenin sayısı konusunda da sınır konmamıştır. Rabbin kesin bir şekilde emretmediği, açıklama yapmadığı hüküm vermediği hiçbir konuda bizler hüküm veremeyiz. Rabbim madem ben emirlerimi açık ve net verir, birçok konularda örneklerle açıklarım diyorsa, bu durumda bizlerin Allah dört kadına kadar sınırlama koymuş, izin vermiş herkes evlenebilir diyemeyiz. Burada bahsedilen özel bir konu olup, aslında bu istenmeyen durumla karşılaşıldığında yapılması gereken yol hakkında bizlere yapılan bir açıklamadır. Allah dört kadınla evlenin demiyor. Ayetin sonunda tek kadınla evlenmenin en adaletli yol olduğunu söylemesi bunun apaçık kanıtıdır. Ne diyor Rabbim ( Bu haksızlığa sapmamanız için en uygun yoldur.) neymiş bu önerilen yol? Adaleti gözetemeyeceğimizden korktuğumuzda başvuracağımız tek bir kadınla evlenmek. Bir başka ayetinde de zaten birden fazla evlilikte asla adaleti sağlayamazsınız diyordu hatırlayalım. Adaletin olmadığı bir yolu Rabbin izin verdiğini, önerdiğini söylemek Kuranı hiç anlamamışız demektir. Sizce bu sözleri söyleyen rabbim dört kadınla herkes evlensin mi diyor? Burada bile Rabbim bizleri ikaz ederek, adaleti sağlayamayacaksanız tek kadınla evlenin demektedir. Yetimler konusunu anlatırken bunun haricinde kuranın hiçbir yerinde Allah çok eşliliği özendirici ya da bir erkek dört kadına kadar evlenebilir diye bir açıklama bulamazsınız. Tam tersine o devrin geleneği olan çok eşlilikten toplumu, tek eşliliğe özendirmiş ve yönlendirmiştir ve istediğiniz kadar arzu edin eşler arasında adaleti sağlayamazsınız demiştir. Adaletin olmadığı bir düzeni de Rabbim önermeyeceğine göre, nasıl olur Allah çok eşliliği önersin. Şunu da söylemeliyim ki, birden fazla evliliği de yasaklamamış, sınır koymamış günah saymamıştır. Bunu Rabbin topluma koşulların gerektirdiği zamanlarda kullanılması için bıraktığı, açık bir kapı olarak düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu çok özel durumunda izahı, yine ayetin içinde, düşünen insana ipuçları verdiğine inanıyorum. Yetimlerin bol olduğu zaman ne zamanlar olabilir diye düşündüğümde, geçmişte olan savaşlar geliyor aklıma. Erkeklerin savaşlarda ölmesi ve kadınların evlenecek erkek bulamaması, bakıma muhtaç birçok yetimin ortada kalmasında kullanılabilecek bir ruhsat, bir izin olduğunu ben ayetten anlıyorum, Rabbim yanıltmasın.

   Biz erkekler ne yazık ki nefsimizin esiri olmuş, kadınları bir cinsel objeden öteye görmeyen, Rabbin emretmedikleri konularda kurana uymak yerine, kuranı kendimize, nefsimize uydurmak yoluna giderek kendimizce hükümler çıkarmışız onlar hakkında. Hatırlayınız kuranda hiç bahsedilmeyen birçok hükümler kadınlar için verilmiş ve onlar üzerinde hükümranlık sağlanmıştır. Günümüzün aydın kadınlarına düşen görev, Kuranı çok iyi anlayarak bu zinciri kırmalarıdır. Ne kadının erkeğe, ne erkeğin kadına bir üstünlüğünün olmadığını söyleyen Rabbimi, kurandan anlamaya çalışmak yerine, beşerin ciltlerce dolusu kitaplarından anlamaya çalışırsak, asla doğruyu güzeli ve mutluluğu bulamayacağımızı bilmeliyiz. Kadınlarımız kendi haklarını arama becerisini, kabiliyetini göstermeyip batıla boyun büküyorlarsa, şunu bilmelidirler ki asla ezilmekten ve haksızlıklardan kurtulamayacaklardır. Durup dururken kimse kimseye hakkını vermez, çünkü insan tartışmacı, aceleci ve kendi nefsine düşkün yaratılmıştır, bunun için kadınlarımız Kuranın gerçek haklarına sahip olmak istiyorsa, kendi haklarını istemeli ve kendilerini savunmasını öğrenmelidirler. Öğretileni değil, Rabbin emrettiğini bilmelidirler ki kendi haklarını savunabilsinler.

  Rabbim adaleti emreder, adaletle yaşamanın yolunu gösterir bizlere. Herkesin yaptıklarından kendilerinin sorumlu olacağı örneğini verir. Peygamber eşlerinin bile iman etmediği örnekleri hatırlatılır. Acaba neden verilir bu örnekler hiç düşündük mü? Biz erkekler kadınlarımızın yerine düşünür, onlara neyin doğru neyin yanlış olduğunu kendimizce anlatırız, sanki onların akılları yokmuş gibi. Onları kendi arzu ve mantıklarımızla yönlendiririz. Onlarında bir özgür iradesi olduğunu, yaptıklarından kendilerinin sorumlu olacağını hiç düşünmeyiz, erkek egolarımızın baskısıyla hareket ederiz. İslam toplumunda öyle bir erkek hükümranlığı kurmuşuz ki, adeta robot kadın yetiştirmişiz eşlerimizi, sanki onların bizzat yaptığı yanlışlardan Allah katında biz sorumluymuşuz gibi. Düşünebiliyor musunuz Allahın görevlendirdiği elçisinin bile eşi iman etmiyor, batıla yönlenip bir günahkâr olabiliyor. Hele Lut peygamberin eşini düşünün, anlatmak istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız o zaman.

 Rabbin yemin ederek kolaylaştırdım dediği Kuranı lütfen zorlaştırma çabasına girmeyelim. Bakın Rabbim apaçık ne diyor?

Furkan 72: Onlar yalan söze kulak vermezler. Boş lakırdıya rastladıklarında soylu bir tavırla geçip giderler.73. Kendilerine Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.

Sizce onlar yalan sözlere kulak vermezler, boş lakırdının peşine düşmezler derken, kimlerden ve nelerden bahsediyor olabilir Rabbim? Yalan olmayan, boş lakırdı olmayan en emin olduğumuz sözler sizce nelerdir? Elbette Kuran. Bakın Rabbim iman eden gerçek insanlar Rabbin ayetlerini hatırlattığında bu sözlere sağırlık ve körlük yapmazlar, onları dinler ve hiçbir sözü onların üstünde tutmazlar diyor. Benim yaptığımda yalnız Rabbin sözlerini hatırlatmaktır o kadar. Rabbim kuranın bir yerinde apaçık bir söz söylemişse, bir başka yerinde bunun tersini söylemez bunu unutmayalım.

 Rabbim Kuranda şefaat tümden bana ait diyorsa, birilerinin başka şefaatçilerde vardır demesine inanmak, Allah ın ayetlerine karşı sağırlık ve körlük yapmaktır diyor Rabbim. Rahman karşınızda okunan kuran sizlere yetmiyor mu, biz kuranda her şeyden nice örnekleri değişik ifadelerle verdik ki anlayasınız diyor da, birileri kuranda her şey yoktur açıklanmamıştır diyenlere inanıyorsak, Allahın ayetlerine sağır ve kör davranıyoruz demektir. Rabbim sizleri bu kitaplardan sorumlu tutacağım, imtihanınız bu kitaptan olacaktır diye apaçık söylüyor da, bizler hala birilerinin bizleri ciltlerce dolusu kitaplara yönlendirip bu kitaplardan da sorumluyuz diyenlere inanıyorsak, bizler Rabbin ayetlerine hem kör, hem sağır davranıyoruz demektir.

  Rabbim bizleri Kuran ayetlerine karşı, sağır ve kör olmaktan korusun inşallah. Dilerim Rabbim gözlerimizdeki perdeyi, kulaklarımızdaki ve gönlümüzdeki mührü kaldırır, yoksa ne kadar çırpınırsak çırpınalım bataklığa iyice batmaktan, Rabbin ayetlerine kör ve sağır olmaktan asla kurtulamayız. SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
foton
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 nisan 2008
Gönderilenler: 106
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı foton

Biraz önce bir haber sitesinde bir haber okudum...Çinli erkeklerin evde kaldığı..Yani erkek sayısının kadın sayısını geçtiği...Geleneksel İslam yorumunda kadın sayısının tarihin her döneminde erkeği geçtiği haberlerine dayanarak çoklu kadın uygulamasının zorunlu olduğu iddiasına karşılık modern dünyada erkeklerin kadın sayısını geçtiği durumlarda nasıl bir uygulama olacak...Kadına dört erkek mi düşsün...Bunu kabul etmeseler Geleneksel İslamcılar o zaman kendi yorumlarında bulunan çok kadınla evlenmenin sebeblerinden biri olan kadın sayısının çokluğu iddiasından vazgeçsinler...Çünkü dünya devran dönüyor...:)))
Yukarı dön Göster foton's Profil Diğer Mesajlarını Ara: foton
 
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

 

  Değerli arkadaşım cevabınızda verdiğiniz örneği okuyunca çok mantıklı buldum ve hemen araştırdım. Fakat araştırma yapmadan önce aklımdan geçenleri söylemek isterim. Rabbim eğer yaşamımızın doğal akışında böyle bir durumla karşılaşacak olsaydık, kesinlikle böyle bir örnekten Kuran bahseder ve bizlere bir yol gösterirdi diye düşündüm. Bu düşünceyle hemen bu bilgiyi internetten araştırdım ve şükürler olsun ne kadar haklı olduğumu yani Kurana güvenmekle ne kadar doğru yaptığımı bir kez daha anladım.

  Bakın neden bu denge bozulmuş Çin de ibretle okuyalım. Eğer bu yaklaşım Dünyanın diğer bölgelerinde de gerçekleşir ve doğanın düzenine müdahale edilirse, her yerde bu dengesizlik görülecektir. Bu düzenin kurulmasına bizler sebep olursak sonucuna da katlanmasını bilmeliyiz. Lütfen neden Çin de erkek sayısı artmış okuyun ve Rabbin kurduğu düzeni nasıl ellerimizle değiştirdiğimize şahit olun.

 

(Tek çocuk politikasının uygulandığı Çin’de, cinsiyete göre yapılan kürtaj çok yaygın. Dengesizlik özellikle kırsal kesimlerde 1980’lerin sonlarında ultrasonla bebeğin cinsiyetinin öğrenilmesi uygulamasının gelmesiyle iyice arttı. (dış haberler)

NOT: Yazının tamamını okumak isteyenlere

 

  http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&am p;am p;ArticleID=973986&CategoryID=79

 

 

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
takva81
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 13 ocak 2010
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 288
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı takva81

allahın selamı bereketi üstünüze olsun. allah ilim aşılayanların ilimini artırsın. nisa süresinin 3. ayetini açıklıyoruz. bir fikir ve zikir olarak ben ken di düşüncemi anlatıyım. önce birin ci ayetten başlayalım.

 ayet 1.ey insanlar sizi tek bir nefisden yaratan ve ondanda eşini yaratan ve ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar üretip yayan rabbinizden sakının. adını kullanarak bir birinize. dilekte bulunduğunuzda allahdan ve akrabalık haklarına riaetsizlikten de sakının. şüpesiz allah üzerinizde gözetleyicidir.

        ayet 2.yetimlere mallarını verin temizi pis olanla değiştirmeyin.onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. çünkü bu büyük bir zülümdür.

       ayet3.eğer yetimlerin haklarına riyaet edememekten korkarsanız o zaman beğendiğiniz kadınlardan ikişer üçer dörder alın yine haksızlıkdan korkarsanız bir tane alın yada sahip olduğunuz cariye ile yetinin bu adaletli olmanız için en uygunu olanıdır.

    şimdi bu fakir burdan ne anlamış açıklasın.  allah miras hakkında açıklama yapacak. ve ta başından başladı. erkek olan kişi evlenmesi  ve çoğalması için kadınla evlenmesi gerektiğini birinci ayet açıklıyor.bu kudreti (üreme çoğalma) allah yaratmış istekli isteksiz razuzuyettir.   biyolajik yapı sadece iki erkek ve kadın olmayıp devam edeceğini bildirir.ve diğerlerinin bu kanun la gideceğini bildirir. ve bunu bildiğinizde. nesli devamı için evlendiğinizde. kadın aldığınızda. ondan çocuk yaptığınızda. evliliği gerçekleştirdiğinizde. artık kadında  sizin akrabanız. dır sizin soy kütüğündedir. mallarında ortakçıdır. mirasda hazır bulunur. eğer koca ölürse kadın onun o akraba klanında ki yeri kocası yeridir. bu allahın koyduğu yasadır. uynuz.  yani burda allah erkeğin evlenerek. kendine ortak alması ve akrabalık haklarına tam yetki vermesini ister. bu bir devrimdir. çünkü bundan önce araplar. baba klanı ile anılırdı.ibni ebu takıları. gibi. ve ikinci ayettede. dağa öncede arapların bu adet üzeride olduğu bellidir. çünkü ayet yetim ile başlar. yanı babası yok klanda baba takısı yok. peki şimdi birinci ayete inanadık ne yapmalıyız. kendi bilgimizlemi yoksa mutlak idareci allahın iradesiylemi. yapacağır. tabiki. mutlak güc onun iradesiyle. çünkü o adildir hakimdir. şimdi buraya kadar biz kadının hakkını vermedik. kocası öldükten sonra onu akrabalık bağından aldık. bir kıyıda kendi başına bıraktık. çoluğu çocuğu ile halkın malı fakir başkalarının bakımı onun bunu çalıştırması ile hayatta kalan kıldık. bu günah bizden nasıl kalkar. cevap mutlak güçden ki o acıyan merhamet eden. yetimlere mallarını verin. şimdi akrabalık. haklarını babasına ne verdiyseniz. onlara babası olsaydı ne verecekseniz. yada sizler. mirasadan ne alacakanız.  aynısını onlara da verin. temizi pis olanla değiştirmeyin. sürülmez. ekini olmaz tarlaları vermeyin. hurması bitmez yeden vermeyin. kimsenin almadığı malları onlara vermeyim. size ne düşüyorsa aynısını verin . onların mallarını kendi mallarınıza katarak yemeyin. tam bir ölçü ile hak ve hukuka uygun paylaştırın. baba hakkı ne ise ana hakkıda odur. tabi tanım ne kadar kısada olsa bu fakir bunları anladı. gelegim 3. ayete

     eğer yetimlerin haklarına riyaetedemezlikden korkarsanız. yani bu paylaşım yapıldı ve kadılara ve çocuklara miras tam verildi. bu kadını sizden olmayan müşrik. veya ataist biri ile evlenipte. hakdan sapacağını düşünüyorsanız. tekrar eski bozgunculuk ğa maruz kalacaklarını düşünüyorsanız. siz inamış müminler. onları kendi himayenize alın onlardan ikişer üçer dörder. beşer onar. onları mümin. tarafına toplayın. ki hasızlık kervanınına kapılmasınlar. miras hakları korunsun. çünkü size hakklı allah öğretiyor. ki adil dir hakkı sever. yinede haksızlıkdan korkarsanız.bir tane alın. yani burdaki söz. fakirlik nedeni ile onları alıpta sonradan beni bakamadın. çocuğumu bakamadın diyen kadınlardan sıkılmayın diye. iyilik yapayım derken dağada kötü yapmayın. bu kışkırtıcık olur. ne bakabiliyorsan onu himayene al iyilik olsun diye bakamıyacağın kadar alıpda sonra büsbütün onları açıkta birakma.  ve diğer bir hukuk sahip olduğunuz cariye ler. le yetinin bu adaletli olmanız için dağa uygundur. evet cariye odalık. hizmetci hayalık gasp edilen hürriyeti elinden alınmış kadın. köle ne dersen de. bunlardan alın bu adaletli olmanız için dağa uygundur. yani miraslı hür bir kadını bakamayabilrisniz. ama mirassız köle bir kadını alabilirsin çünkü. ee siz mümin oldunuz. allahın sınırlarını aşmıcaksınız. kula kul olmayı reddiniz. ama evde köle var. olurmu bu olmaz. ne yapalım onları salalım gitsin gitsinde. nereye . malı olanı bu kadar koruyan allah onları korumazmı. elbette korur. onlarıda size korutuyor. onlarla evlenin mirasdan onlarada pay verin. hani siz adaletle pay ediyordunuzya. allahın adaleti ile onlarda mağrum etmeyin. müşrik ve diğerlerine bırakmayın .  çünkü allah tekvir süresi 8. ayetde

  diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğunda....!! diyecek  bu diri diri toprağa gömen olmayalım. onları kendi olan haklarını verelim bundan allahdan korkalım. dikkat edin suçluya değilde madura soruyor allah. ve allah bir soruyu sordumu butlaka onun açıklamasını bizlere vermiştir.



__________________
ben yanlız kendimi kurana adadım.
Yukarı dön Göster takva81's Profil Diğer Mesajlarını Ara: takva81
 
azhaimran
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 01 kasim 2006
Gönderilenler: 48
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı azhaimran

Bence burada kadınlar, savaş veya ölümler sonucu yakınlarını kaybeden yetimler gibi aynı statüye konuluyor ve yetimlere sahip çıkıldığı gibi ortada kalmış kadınlarada nikah ile sahip çıkılmasını istiyor. Yani buradaki izin bence, sadece ortada kalmış muhtaç kadınlar için kullanılıyor. Ayrıca nikahına aldığı kadınlar arasında adaleti sağlayabileceğine inanmıyor içinde bir kuşku oluşuyor ise buna hiç kalkışmamasını istiyor. Bakacak durumu yoksa elindeki imkanların ötesine geçmemesini istiyor.

Benim bu ayetten anladığım budur.

Yukarı dön Göster azhaimran's Profil Diğer Mesajlarını Ara: azhaimran
 
mustacanta
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 18 aralik 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 198
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı mustacanta


Nisa 2 de Mal Sahibi yetimlerin mallarına göz dikmeyin onların hakkı ne ise verin. 10 vereceğinize 9 veriip 1inide kendinize almayın vebali büyüktür.

Nisa 3 te ise bu konuda (10 a 10 verme) adil olamayacaksanız onları nikahınıza almak suretiyle bu mallardan faydalanılabileceği anlaşılıyor.  burda söylenen malların bu yolla üstüne alınması değil,


1.olarak yetimlerin mallarının ve haklarının zarara uğratılmaması

2.olarak ta yetimlerin ortada güvensiz bir şekilde kalmaması amaçlanmış. nikahlanınca yetimin malına ortak olduğnuz gibi yetimde sizin mallarınıza ortak olmaktadır.


Tabi bu durumların çok özel şartlarda olduğu da açıktır.


Bu ayetlerde ilk okudğumda ikişer üçer dörder ifadesi çokluğu anlatmış gibi olsa da yine de bir sınırlamanın olduğu kanaatindeyim. Burda dörde kadar ifadesi yok ama dilediğiniz kadar ya da adeleti sağlayabileceğiniz kadar gibi bir ifade de yok. Benim anladığım bu özel durumlarda dörde kadar evlenebilirsiniz ama tek evlilik daha uygundur.


Selamlar..

  

Yukarı dön Göster mustacanta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: mustacanta
 
savana
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 30 nisan 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1235
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı savana

selam

nisa 2 den nisa 6 ya kadar toplumun yetimler konusundaki tavrının nasıl olması gerektiği anlatılmaktadır.

Nisa 2de bahsi geçen yetim kadınlar 2şer 3er 4er tek erkeğe nikahlanmıyor.Nisa 2de evlenme niyetinde olan yetim kadınlara öncelik tanınıp ,her ne kadar yetim kadın varsa önce onlarla evlenin denilmekte.(2şer 3er dörder ifadesi her ne kadar varsa anlamındadır)Evlenme niyetinde olan her bekar erkek eğer mahallelerinde evlilik çağında yetim kadın var ise önce onlardan birine evlilik teklifinde bulunacak kadın kabul ederse evlenecek.Ayetin devamında kadınlar arasında adaleti sağlayamayacağınızdan korkarsanız ifadesiyle yetim kadınlar ve yetim olmayan kadınlar arasındaki adaletin korunmasından bahsedilmekte.

Eğer toplumun bekar erkekleri öncelikle yetim kadınlarla evlenerek toplumda evlilik hakkına sahip yetim olmayan diğer kadınların evlenme hakkını  yitirmelerine neden oluyorlarsa işte bu durumda tüm yetim kadınlara değil adaletin korunması için en azından bakımı yeminle üstlenilmiş bir yetim kadına evlenme önceliği sağlanacak.

Örnekleyerek anlatmak gerekirse mahallede 5 yetim kadın 8 yetim olmayan kadın varsa öncelikle evliliği düşünen erkekler eşlerini yetim kadınlar arasından seçecekler ancak bu seçim yetim olmayan diğer kadınların evlenebilme hakkının önüne geçiyorsa ,kadınlar arasında adaletin karunması için ,gerektiğinde bu öncelik minumum düzeye indirilebilir.Kısacası ayette söz konusu edilen yetim kadınlara tanınan evlilik hakkı önceliği.

4.

Kadınlara mehirlerini nazik ve cömert bir şekilde örf ve çevrenin kabullerine uygun olarak verin. Eğer ondan birazını kendileri kişisel istekleriyle size sunmuşlarsa artık onu içinize sine sine yiyin.

 

Bakın nisa 4 bu anlamı pekiştirmekte.Yetim kadınlara evlilik önceliği tanındı diye eşini yetim kadınlar arasından seçen bir erkek   ondan evlilik tazminatını esirgemeyecek mehiri nazik ve cömert şekilde ona sunacak.

nisa 5te malının idaresine vakıf olamayacak zeka düzeyinde olan olan yetimlere karşı tavrın nasıl olması gerektiği

nisa 6ta ergenlik çağına ulaşan yetimlere karşı tavrın nasıl olması gerektiği anlatılmakta

6 ayetin analizi ; 6 ayet bütün olarak ele alındığında toplumdaki yetişkin kadın, çocuk,ergen ve zeka özürlü yetimlerin durumu ve toplumun onlara karşı yaklaşımının nasıl olması gerektiği anlaşılmakta.

 



__________________
O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır
Yukarı dön Göster savana's Profil Diğer Mesajlarını Ara: savana
 
savana
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 30 nisan 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1235
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı savana

Selam haluk bey

kuranda çok eşli evliliğe onay yoktur.Kuranın kurduğu hukuki yapı çok eşli evliliği tanımaz.

Bu söylediklerimin ispatı mirasla ilgili ayetlerde mevcuttur.

Evlilik ve boşanmayı düzenleyen ayetlerde mevcuttur.

Miras paylaşımı o kadar detaylıdır ki çocuklara, anneye ,babaya ,eşe,amcaya dayıya ve yetimlere düşen paylar hisse oranlarıyla her duruma göre detaylı olarak verilmiştir.Miras hukukunda 2. 3. 4. eşin mirastan alması gereken paylar asla yoktur.

4 kadınla evlen emri olsaydı emin olun o kadınlaradan her birine düşen payda tek tek mirasla ilgili ayetlerde belirtilirdi.

Ayrıca nikahı düzenleyen ayetlerde kimlerle evlenilebileceği hangi şartlarda boşanılacağı kimlerle evliliğin mümkün olmadığı detaylı şekilde anlatılmasına rağmen , erkeğin 2. 3. 4. eşi nikahlarken izlemesi gereken yol ve düzenlemelerin bahsi geçmez.Erkek diğer nikah üstüne nikah kıyarken diğer eşlerine danışacakmı belirtilmez.

 

 



__________________
O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır
Yukarı dön Göster savana's Profil Diğer Mesajlarını Ara: savana
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Merhaba,

iki sorum var :

1. miras ayetlerine göre bir adam öldüğünde geride 100 birimlik miras bıraktığında ve mirasçılar :

-karısı, 2 kızı, 1 oğlu, annesi, babası ise 100 birimlik mirası KURANdaki ayetleri örnekleyerek nasıl bölüştürürsünüz? (detaylı olarak açıklanmıştır sözünüze karşılık, ben 100 birimi tutturamıyorum, mevcut çevirilere göre)

 

2. adam asgari ücretli, vardiyalı çalışıyor. 3 çocuğu var. karısı yatalak oldu. çocuklar 2 yaşında, 4 yaşında ve 8 yaşında (okuyor). bu adamın kimi kimsesi yok, komşuları da bakmaya yanaşmıyor. BU ADAM NE YAPSIN? siz olsa idiniz ne yapardınız? bu adamın çocukları ÖKSÜZ kalmış olmaz mı?

selam müminleredir...

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
mustacanta
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 18 aralik 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 198
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı mustacanta

Selam Hayrullah Bey

miras paylaşımı ile ilgili incelemidyseniz faydalı olacağı kanaatindeyim.

Kurana yapılan sayılsal itirarzlar..


2. soruyu tam olarak ne için sorduğunuzu anlamadım. Herhalde bu adamın başka biriyle evlenebilmesini tartışmak istediniz. Öncelikle Allah bu adamın yardımcısı olsun. buraya yazdığınıza göre muhtemelen gerçek bir olaydır. Bu problemin çok fazla kısıtı var ama muhtemelen karısına ve çocuklarına bakmayı kabul edecek bir kadınla nikahlanması gerecektir. Onun dışında çıkmadık candan ümit kesilmez. Allah sabırlarını artırsın..

Selamlar..
Yukarı dön Göster mustacanta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: mustacanta
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats